Doğal kaynak suyu olarak bilinir Lazca
adı " poğar"dır. Köyümüzde bir çok merze de
ve bir çok yerde bulunmaktadır.Hatta evlerde
kullanılan sularda kaynak sularıdır tek
farkı ev şebekesindeki suyun depo yapılarak
ve borular aracılığyla evlere ulaşmaktadır
su. İnsanımız ev dışında çalışma
zamanlarındaki su ihtiyaçlarını bunlardan
karşılamaktadırlar.
Küresel ısınmayı Karadeniz'de de
hissediyoruz. Bir zamanlar geçilmesi zor
olan bu dereler şimdi ise ufak ırmaklardan
farksız. Suyun azalması dereye ufak bir
ırmak görünümü vermekte ve geçtiğimiz
yıllarda yapılan dere yoluyla göllerin
bozulmasıyla doğal görünüm büyük bir ölçüde
bozulmuştur. Durum böyle olunca balık
oranında da büyük bir düşüş görülmekte
bunların sebebi ; suyun azalması dere
yataklarının dolması ve bilinçsiz avlanma
oluşturmaktadır.
Çocukken bir çocuğumuzun balık diye
oynadığı meğer kurbağa yavrularıymış :). Adı
da cari kopali.
Adı Soyadı Ombri moğa diğer eriklere
nazaran daha geç olgunlaşır. Ekşimsi bir
tadı vardır. Bir çoğumuz dereye yüzmeye
giderken bu erikleri katlettik.
Namı değer Çağana genelde sulak yerlerde
kayaların arasında yaşar. Görüldüğü gibi
yerinde duramayan içi dşı gibi iyi bir
akadaşımız.
Burası Rakani melede bir evin çatısı. 20
yi aşkın fenni petek var.tam techisat
donatılmış etrafı elektrik telleriyle
çevrilmiş önündeki kestane ağacında
celeğunaşe yapılmış vs. Mevzuumuz geçen yıla
ait. Bir gün babam taksiyle merzeye giderken
Osman Nuri dayıyı da alır ve merzeye
giderler tepeyi aştıklarında petekleri babam
görür ve derki hacı galiba senin petekleri
ayı aldı götürdü. Osman Nuri dayı inanmaz.
Neyse varırlar oraya bakarlar ki petekler
yerinde yok kimini devirmiş kimini ilerde
bırakmış ama bir petek var ki piyasada yok
kara kovanı almış gitmiş.O arada orda
olanlardan biri bir espiri patlatır hacı der
kara kovanda iyi bal olduğunu ayı da anladı
götürdü derler. Bir yara aldı Osman Nuri dayı
artık daha tedbirli.
2007 Ayder boğa güreşlerinde çekilmiş
bir resim. Kalabalığa sahip olmasak ta
bomponadan 6-7 kişi vardık. Festivalden
önceki akşam konserler doyasıya tulum ve
horon ardından da havayi fişek gösterisi ile
gökyüzü aydınlandı.
Meşkur Ritmix ve Ringo şaban Merhaba abi
ritmixi oni abi agamogoçapxa dogidginare
ritmixi:)
Her ne kadar İstanbul'da olsak ta köye
geldik gübre bile taşıyoruz. köy hayat böyle
köyde olduktan sonra iş bitmez. Ölüm dediğin
nedir ki gülüm ben senin için puşkundi bile
taşırım.
Dere dönüşü sarapeni de alım yerinin
önünde çekilmiş bir fotoğraf soldan sağa
Hamit(Ayu),Apo, Eğu(Ben), Yasin.
Bir gün Abdullah ile Hamit balığa
giderler hamsi gibi bir alabalık yakalarlar
ve Abdullah İstanbul'dan yeni
gelmiştir balığı canlı canlı yercesine bakar
sürekli balığa. Çok hoşuna gitmiştir. Bende
kendi içimden balık nasıl olur gösterim
dedim. Gel Abdullah dedim bir ara
gidelim seninle. Maksadımız piknik balık ta
öylesine oltayla gittik.Neyse 1 tane
yakaladık Abdullah da neşe o biçim ona kalsa
derenin sonuna kadar gidelim diyor fakat
hava güneşli fuzuli. Neyse sofrayı kurduk ta
balığı pişirmeden vazgeçtik. Dedim Abdullah
sen eve gidince yersin beni kesmez bu öyle
döndük geri.
Köyün girişinde bilmeyeler yeni gelenler
için enteresan görüntüler vardır. Balık ağı
gibi örülmüş adeta 2 tepe arası teleferik
telleri ile. Yük taşımak bir yana arazilere
ulaşım konusunda büyük kolaylıklar
sağlamaktadır. Ve teleferikle karşıya geçmek
demek o muhteşem manzarayı da seyretmek
demektir.
camimizin restore çalışmalarından bir
görünüm ğardavali, ibo ve hızır.
Muhittin reis zurgide efkarlanıyor ve
başlıyor sallamaya (laf olarak değil kurşun
olarak...!)
Apo ve hamit'in pazar tünelinde nefes
kesen yüzüşleri
23 nisandan görüntüler.
Gezdik dolaştık az olsada balık tuttuk
hele dere kenarında bir çay demledik hepsine
değer.