|
|
|
 |
|
 |
| |
|
 |
"Danaburnu" toprağın altında
yaşayan, delik kazarak hareket eden küçük bir
böcektir. Deliğine su dökerseniz boğulmamak için
dışarıya çıkar. İşte öncelikle bu böceği
yakalamanız gerekmektedir. Başka türlü atmaca
yakalayamazsınız.
Danaburnu'nu yakaladınız mı,
işin önemli bir kısmını hallettiniz demektir.
Çünkü artık elinizde Ğaço ve Karakaş denen
kuşları yakalamak için bir malzeme vardır. Bir
de kapanınız varsa, danaburnu böceğini onun
içine koyup bekleyerek bu kuşları
yakalayabilirsiniz.
|
| |
|
 |
Ğaço yahut Atmaca kuşu
Diyelim ki, kuşu da
yakaladınız. Elbette önemli bir aşamayı
başardınız. Fakat bu kuşu iyi bir şekilde
yetiştirmeniz gerekiyor. İnsandan kaçmayacak ama
iyi oynayacak bir kuş, atmaca tutmada çok
önemlidir.
İyi bir kuşunuz var, atmaca
tutmak için ağınız da var ise daha ne
bekliyorsunuz. Kuşun gözlerine karayemiş
çekirdeğinin yarısını yapıştırarak (sonra kuşa
zarar vermeden çıkarmak üzere), yem yiyebilmesi
için sadece ayaklarına yakın bölgeyi görmesinin
sağlarsınız. Gözünün kapalı olması atmacayı
görerek kaçmaya çalışmasını ve bağırmasını
önlemek içindir. Kuşu bu şekilde ava hazır hale
getirirsiniz.
|
|
| |
 |
Kuş hazır, ağ
hazır, geriye iyi bir havada yüksek bir tepeye,
atmaca geçidi olan bir tepeye çıkmak kalıyor.
Çıkarsınız ve atmacacılar tarafından önceden
hazırlanan ağ kurma yerine gidersiniz. Burada
sizin görünmeyeceğiniz bir örtünün yanında ağ
kurmak için uygun bir yer hazırdır. Ağınızı
kurar ve kuşu ağın arkasında, değneğinin
üzerinde bırakarak gökyüzünü kollar, atmaca
geçip geçmediğini gözlersiniz. |
|
| |
 |
Atmaca
olduğunu düşündüğünüz bir kuş görünce, ğaço
kuşunun değneğini elinize alır ve atmacayı
görmeyen kuşu, değneğini hafifçe çevirerek
oynatırsınız. Atmacanın kuşu görerek ağınıza
gelmesini temin için kuşunuzu bazen hafifçe
uçurursunuz. Sonuçta atmacanın dikkatini çekmeyi
başarırsanız, ağınızın arkasındaki ğaço veya
karakaş kuşunu almak üzere tuzağınıza gelmesini
sağlarsınız. Bu esnada atmaca ne kadar
yaklaşırsa yaklaşsın yem durumundaki kuş onu
görmediği için, sizin önceden öğrettiğiniz
oyunları yapmaya devam eder. Bu ise atmacanın
iştahını iyice kabartır ve büyük bir hızla ağa
saplanmasına yol açar. |
|
|
|
|

Atmaca ağa vurduğunda, atmaca
bekleyen kişi ğaço kuşunu derhal yere atarak ağı
atmacanın üzerine kapaklar. Hafif bir gecikme veya
dikkatsizlik, yem olarak kullanılan ğaço-karakaş
kuşunun atmaca tarafından öldürülmesi ile
sonuçlanır. Atmacacılar bunu istemezler, çünkü iyi
bir kuşla daha çok atmaca beklenir ve tutulur, bu
yüzden onu kolayca harcamak akıllıca olmaz.
Ağın altında kapaklanan atmaca yakalanarak önce
bir mendille bağlanır. Sonra ayaklarına ona zarar
vermeyecek özel meşin bağlar ve ip bağlanarak insana
alışma sı ve yemeye başlaması sağlanır. İnsana
alıştıkça, atmacacı onu koluna almaya başlar, önce
pençelerini batırmaması için meşin bir kolluk
kullanılır. Daha sonra insana alışan bir atmaca için
buna gerek kalmaz.
|
|
Atmacayı da yetiştirdikten sonra geriye onunla
bıldırcın avlamak kalır. Avcı atmacayı bir eline
alır, ya bir köpekle veya diğer elindeki değnekle
bıldırcınları ürküterek kaldırır. Bıldırcın yerden
kalkar kalkmaz atmacayı da peşine doğru bırakır.
Bıldırcını yakalayan atmaca en yakın bir yere iner
ve sahibi giderek ipinden atmacasını yakalar ve
elinden bıldırcını alır. Atmaca, teşvik maksadıyla
bazen bıldırcının kafası ile vs. ödüllendirilir.
Normal şartlarda iyi bir atmaca bıldırcını yakalar,
fakat bunun tersi de olur. Atmaca bıldırcını
yakalayamazsa genelde yakındaki bir ağaca konar.
Sahibi giderek ona kuş, et vs atmak suretiyle yere
inmesini sağlamaya ve onu yakalamaya çalışır. Atmaca
bu şekilde bir daldan öbür dala konarak uzaklaşırsa
sahibi de peşinden gider ve çoğunlukla onu yakalar.
Ancak gökyüzüne yönelerek döne döne çıkarsa işte o
zaman atmaca gitti demektir.
|
| |
|
Atmacanın iyisi, pençesi kuvvetli, avdan bıkmayan ve
avının peşini bırakmayan, dolayısıyla her defasında
bıldırcını yakalayan atmacadır. Tüylerinin rengine
göre ve tipine göre çeşitli isimler alırlar. Mesela;
en iyi atmacanın "bozkara" olduğu varsayılır.
"Kara", "kızıl", "sarı",gibi türlere ayrıldıkları
kabul edilir. Açıksarı, bozkızıl vb. gibi
tanımlanırlar. Bir atmacanın hangi türden olduğunun
tartışılması en önemli atmacacı muhabbetlerinden
biridir. |
|
Atmaca Şiiri
Atmacaya gittim
bir Pazar günü
Bu Pazar bizlerin sanki düğünü
Hararet içimde aldım güğümü
Bu heves dil ile denmez Atmaca.
Tepeler, ormanlar bizlere ırak
Heves bu giderken olmaz dur durak
Devam der kulakta sanki çıngırak
Gönül bu yaradan, onmaz Atmaca.
Bu sevgi hem heves hem de bir sanat
Görse eğer havada süzgün bir kanat
Düğünden gerdekten kaçarda damat
Düşer yollarına, zalim Atmaca.
Bütün bunlar tepeye çıkarken olur
Nelerle çıkarsın ortalık kurur
Atmacalar gelmez yürekler vurur
Gelsen ne olurdu, hain Atmaca.
Sürüyle yollanır Doğan süzülür
Atmaca arayan gözler büzülür
Görmeyince deli gönül üzülür
Hasretlik çektirme, tez gel Atmaca.
Güneşte gölgesi düşer toprağa
Oynatırsın kuşu gelirken ağa
Yürek benzer titreyen bir yaprağa
Oh! çok şükür, yakalandın Atmaca
Naralar atılır tepeden, izden
Silahlar patlıyor mermiler bizden
Tuttum atmacayı, kesildim dizden
Hem de açık-kara, güzel Atmaca.
Taktım soykasını oturttum ele
Bir bakın bu nazlı güzele hele
Emsali var diyen tez beri gele
Yoluna kurban ben, senin Atmaca.
Kolumda cıvanım bir başka nazım
Yüreğim bir başka tadıyla hazzın
Var sanki içimde kemençem, sazım
Sevinçten neşemden, doymam ATMACA. |
| |
|
En İyi
Çözünürlük 1024*768'dir
©2005-2008 bomponam.com Bütün Hakları
Saklıdır...
Parpali Bilişim
İnternet Hizmetleri |
| | |
|
HATIRA DEFTERİ |

|
VİDEOLAR |
 |
|
ÖZLÜ SÖZLER |
|