|
Silah
Seçerken
Avcılık ve
atıcılık ata sporlarımızın en başta
gelenlerindendir. Yüzyıllar önce söylenen "At,
avrat, silah" deyimi önemini hiç kaybetmeden
bugünde geçerliliğini sür-dürerek silaha
düşkünlüğümüzü ispat-lamaktadır. Tabii küçük
reformlarla; örneğin at, yerini atalarımızın hayal
bile edemeyecekleri arabalara bırakmak zorunda
kalmıştır. Ok, yay ve mızrak bugün ateş gücü,
öldürücü etkisi, menzili ve seriliği itibariyle
kıyas götürmez ateşli silahlarla değişim sürecini
tamam-lamıştır. Bu uzun süreçte atalarımızdan
miras silah ve av tutkumuz en ufak bir değişime
uğramadan bizlere aktarılmıştır. Sadece fark; avı,
hayatta kalma değil hobi amacıyla yapmamız, av
sahasına imkanlarımız nispetinde at yerine
arabayla ulaşmamız, ok ve mızrak yerine bilgimiz,
ilgimiz, zevkimiz, doğrultusunda silah
kullanmamızdan ibarettir.
Bu durumda silah seçimi avın ve avlağın giderek
tükenmekte olduğu şu dönemde daha bilinçli olma
zorunluluğunu getirmektedir. Dergiyi okuyan pek
çok büyüğüm ve avcı arkadaşım benden mutlaka daha
bilgili ve tecrübelidir. Ama belirteceğim
hususların pek çok av ve silah tutkununa,
özellikle yeni meraklı dostlara bir nebze faydalı
olacağı inancındayım...
Seçim yaparken birkaç tablo yardımıyla silahla
ilgili eğiliminizi ve hangi silahın ne maksatla
kullanılabileceğini, basit teknik özelliklerini
gözönüne serip bu konuda kendinizi daha iyi
tanımanıza yardımcı olacağımı düşünüyorum.
Belirteceğim hususların çoğu şahsi kanaatim olup
genel için bağlayıcı özellik taşımaz.
Öncelikle ülkemizde bulabileceğimiz av silahları
ile ilgili ana bilgilerin açıklanmasında, kulaktan
dolma yanlış bilgilerin doğru esaslara
bağlanmasında fayda görmekteyim.
A) YARI OTOMATİK ( SEMİ AUTOMATİC): Şu an
ülkemizde kullanılan en yaygın av tüfeğidir. Kanun
gereği takoz kullanıp 2+1 fişekle çalışması
gerekirken genelde bu yasağa uyulmamakta, atım
adedinin fazla olması nedeniyle tercih
edilmelidir. Tercih nedenlerinden biride yüksek
atım sayısı ve yarı otomatik olmasının getirdiği
kendine güvenen hissi, yani hevestir. Bir başka
neden koruma amacıyla makbul görülmesidir. Pek
çoğu bu silahları tabanca muadili olarak
görmektedir. Birde köy düğünleri esnasında ve
milli maçlar sonrası insan vurmak için tercih eden
yaratıklar vardır ki bunlar konumuz dışındadır.
Bu silahlar çalışma prensipleri açısından üç
grupta incelenir.
1."Gazlı" Tabir Edilenler: Patlama sonrasında tapa
namlu ağzına yanaştığında geride biriken gaz
basıncının namlu içerisindeki delikten alt
aktarılıp mekaniz-manın geri iletilmesi sistemiyle
çalışır.
2.Döner Başlıklar: Patlama sonucunda geriye
hareket etme eğiliminde olan fişeğin mekanizmayı
itmesi sonucu çalışır.
3.Gazlı ve Döner Başlıklar: Her iki sistemin
avantajlardan istifade etmek maksadıyla çıkarılan
bir mekanizmadır.
Her üç sistemde de silahın verimi kullanılan
malzemenin kalitesine, işçiliğe ve üretim
teknolojisine bağlıdır. Bunları iyi kullanan
markaların silahları diğerlerine üstünlük sağlar.
Avantajlı Yönleri Şunlardır:
1. Geçit avlarında avantaj sağlar. Yılın hırsını
ördek ve kaz geçitlerinde katliama dönüştürmek
isteyen iyi bir atıcı için gerçekten sonucu
etkileyebilir.(Şahsen tasvip etmiyorum.)
2. Sürek avlarında avantajlıdır. (Tutukluk yapma
ihtimaline karşı pompalı silahlar tercih
edilmelidir. Pompalı silahlar konusuna ayrıca
değineceğim.) Sürek avı risk avıdır, özellikle
acemi avcı için!!! Birkaç yönden domuzun
taarruzuna veya geçitine maruz kalma ihtimali
daima vardır ve yaralı bir domuz her zaman çok
tehlikelidir. Bu durumlarda üç veya dördüncü mermi
hayat kurtarabilir.
Dezavantajlar:
1. Daima fazla mermi sarfiyatına neden olur. Bu
işi gerçekten bilenler bir uçara veya kaçara ilk
iki mermi isabet etmediyse mesafenin artması
nedeniyle üçüncü merminin isabet ihtimalinin çok
çok az, dördüncüsününse hemen hemen hiç olmadığını
takdir ederler. Oysa avı kaçırmama psikolojisiyle
genelde üç ve dördüncü atılır. Otomatik tabir
edilen yarı otomatik tüfekle çok mermi atıp çok av
yapacağını hayal eden silah meraklıları bunu asla
unutmamalıdır. Yani iki olmazsa üçüncü veya
dördüncüde vururum hissine kapılmayınız,
yanılırsınız.
2. Ağırlığı diğer dezavantajıdır. Hem silahın boş
ağırlığı, hem de içindeki 7-8 mermi ilavesi
keklik, çulluk, tavşan avı gibi zor ve çetin arazi
avlarında önemli ölçüde dezavantajdır.
Unutmayınız, bu tip arazide kat edilen her
kilometre silahın ağırlığını daha da artıracak ve
hele ileri yaştaysanız sizi oldukça yoracaktır.
Bir önceki konuda değindiğimiz gibi bu avlarda
7-8-9 mermi hiçbir avantaj getirmez. Zaten bu
kadar çok mermi alan yarı otomatik tüfek yabancı
menşeli silahlarda pek görülmez. En kalabalığı 5+1
dir. Demek ki bu heves sadece bize mahsus.
3. Sportmence değildir. Eğer avcı için bugün,
korumak vurmaktan önemliyse o halde şans tanımak
çevreci avcının görevidir.
B- POMPALI (PUMP ACTİON):
Ülkemizde genellikle kısa namlulu üretilmektedir.
(Yabancı pompalılarda uzun namlularda mevcuttur.)
Bu, ülkemizde üretilen pompalılara talebin, avdan
ziyade savunma amacı taşıdığının bir
göstergesidir. Zaten 45-50-55 cm.lik namlular pek
çok av için yeterli değildir.
Avantajlar:
1) Her ne kadar av tezkeresi ile temini son derece
kolayda olsa da aslında iyi bir yakın savunma
silahıdır. Bilindiği üzere çoğu kez konutlarda,
kırsal alanlarda, araçlarda savunma silahı
niyetiyle taşınmaktadır. Magnum namlulu bir
pompalı uygun mermiyle çok tehlikeli bir silaha
dönüşebilir. (Şahsım adına 60 cm. den kısa namlulu
ve dipçiksiz olanların av tüfeği kapsamından
çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.)
2) Bana göre sürek avının ideal silahıdır. Birkaç
yönden azılı domuzu karşısında gören veya yaralı
bir azılının karşısına çıkan avcı için kurtuluş
olabilir. 1993 yılında Seben Yaylasında maalesef
bir avcı yaralı bir domuz tarafından adeta
biçilmiştir. Yarı otomatiğe göre avantajı
tutukluluk ihtimalinin az olmasıdır. Çünkü boş
kovan atımı ve yenisinin dolumu manuel (el
yardımıyla) yapılmaktadır.
3) Fiyat yönünden diğer sınıflar içinde en hesaplı
olanıdır.
Dezavantajları:
1- 60 cm. den kısa namluyla bence av tüfeği
değildir. Namlu 60 cm.'den uzun seçilmelidir.
2- Boşaltma-doldurma hareketi (Pump Action) pratik
gerektirir. Seri olabilmek için özel çalışma
yapılmalıdır.
3- Yarı otomatikler gibi ağır ve üstelik hantal
sayılabilecek bir silah türüdür. Tüm bunlara
rağmen Amerika'da yaygın bir av silahı olduğunu
okumaktayız.
C. ÇİFTELER (Yan yana ve üst- alt):
Esasen çifteler tabiri hem süper poze, hem çifteyi
kapsamına alır. Hiçbir yabancı silah kataloğunda
süperpoze terimine rastlayamadığımı ifade
edebilirim. Doğru ifade yan yana çifte (Side by
side) ve üst alt çiftedir.(over and under)
Nostaljik açıdan en eski av silahları olması
sebebiyle apayrı bir önem kazanırlar. Yapımı el
emeği, ustalık, incelik ve iyi işçilik gerektirir.
Dolayısıyla uğraşı, zeka ve beceri el emeği ve göz
nurunun sonucudur. Centilmen ve sportmen avcının
silahı çiftedir. Üst alt veya yan yana ayırımına
girmiyorum. Çünkü bu kişilerin el alışkanlığı,
beğenisi ve zevkine bağlıdır. Her ikisi de temelde
aynıdır. Trap ve skeet yarışmalarında üst alt
çifte avantaj sağlar. Av sahasında fark kişilerin
beğenisine kalmıştır. Süslemeleri (Tam veya yarım
çakmak, tam, yarım çeyrek kabze, standart veya
ceylan burnu kundak, standart, İngiliz, monte
carlo dipçik)en iyi gösteren silahlarda bunlardır.
Şahsen yukarıda belirttiğim ayrıntıların yarı
otomatik veya pompalıya çifte kadar yakıştığını
düşünmüyorum. Bu tür yerli silahlar size kalibre
açısından da çok seçenek sunar. Zira yurdumuzda 12
kalibre dışında 16, 20, 28, 36, numaralı çifteler
dışında pek yarı otomatik ve pompalı göremezsiniz.
55' den 76' ya kadar pek çok namlu uzunluğu da
ayrı bir alternetiftir. Dünyanın biz hariç her
yerinde kıymetli ve popüler olan silahlar
çiftelerdir.
D. YİVLİ SİLAHLAR:
Domuz, ayı, geyik, karaca nadiren kurt, çakal,
kaz, gibi avlarda tercih edilen mermi atan
silahlardır. Duran hedeflerde daha etkilidir.
Hareketli hedefi tek mermiyle uzaktan vurma beceri
gerektirir. Uzak mesafeli büyük ava ilgi duyan
avcının silahıdır. Özel ihtisas gerektirdiğinden
ve meraklıları zaten ayrıntıları en iyi şekilde
bildiğinden derinlemesine girmiyorum. Yivli
silahlarında yarı otomatik, pompalı ve tek atan
tipte çok çeşitli kalibreleri mevcuttur.
ÇAP AÇISINDAN:
Yivsiz av tüfeğinde çapın nasıl tespit edildiği
derginin önceki sayılarında mevcuttur. Özet olarak
454 gram kurşun örneğin 12 çeşit parçaya ayrılır
12'de bir parçası küre haline getirilirse kürenin
çapı 12 çapa tekamül eder. 16'ya ayrılıp bir parça
küre haline getirilirse bu kürenin çapı da 16'ya
denk gelir. Bu sistem İngilizlerin bulduğu bir
sistem olup Dünyada bu şekilde kabul görmüştür.
1- 16 çap: 12 ve 20 nin arasında kalmış bir namlu
olduğundan şahsen tercih etmem. 12 ye göre bence
daha az saçmanın hedefe daha toplu gitmesi dışında
avantajı yoktur.
2- 20 çap: Ülkemizde pek kullanılmasa da özellikle
A.B.D. de yaygın olduğunu duymaktayız. Bana göre
kullanımı zevkli bir çaptır. Azaltılmış barut ve
saçma ile kendi fişeğini dolduranlara maddi
avantaj sağlaması yanında sesi ve geri tepmesi de
azdır. Bıldırcın avında rahatlıkla kullanıldığı
gibi toplu gitmesi nedeniyle ördekte bile
kullanılabilir. Hafifliği ve göze hoş görünümü
ayrı bir ayrı bir avantajdır.
3- 12 çap: Avcının tüfeği 12 çaptır. Genel olarak
fişek numarası ve barut saçma oranının iyi
ayarlanmasıyla her avda rahatlıkla kullanılabilen
en iyi çaptır. Öldürücü etkisi, dağılımı
itibariyle avantaj sağlar. Tabii ki her tür çapta
şok seçimi önemlidir. Şok konusunda bilmeniz
gerekenleri de derginin önceki sayılarında tüm
ayrıntılarıyla bulabilirsiniz.
YERLİ- YABANCI FARKI:
Yabancı silah hayranlığıyla yanlış seçimler
yapmanızı istemem. Bu bölümde kesinlikle marka
belirtmeyeceğim. Ama yabancı silahların çoğunun 8.
Kalite silahlar olduğunu bilerek üç sıfırlı
dolarlarınızı heba etmemenizi öneririm ama Beretta,
Remington, Winchester, Browning, Group,
Bernandelli, S.K.B., Miroku, Antonio Zoli, Darne,
Merkel, Saint Etienne, Churchill artık
klasikleşmiş silah devleridir. Farkları KALİTELİ
MALZEME, İŞÇİLİK, KİLİT SİSTEMLERİ ve sonuçta UZUN
ÖMÜRLÜ olmalıdır. Bundan dolayı dedemizin silahını
bizde kullanabiliyoruz. Müşteriye saygıları da
apayrı bir güzellik bence. Bugün A.B.D.' de veya
Avrupa' da bir silah fabrikasına yazdığınız da 15
günde kataloğu elinize yollayacaklardır. Ben bizim
iki büyük silah fabrikasına çizdiğim şekilleri
fakslayıp özel silah yaptırmak istediğimi en ince
ayrıntısıyla belirtiyorum, beyefendiler fiyatı
fakslamaya dahi tenezzül etmiyorlar. Tek fark bu
işte. Tüketici dolayısıyla insana verilen değer ve
saygı. Yoksa el emeği ve zanaatta (işleme, süsleme
ve gravür) Düzce ustalarının , Beyşehir
ustalarının en az Avrupalı kadar iyi olduğunu
iddia ediyorum. Ülkemiz silahları istenildiğinde
Avrupa silahlarıyla boy ölçüşebilecekken maalesef
piyasada genelde sıra tüfekleri görüyoruz.
Numunelikte olsa ithal ettikleri silahlardan
teşhir için bayilere dağıtsalar sizlerde neler
yapabileceklerini hayretle göreceksiniz ama...
Sonuçta seçici olduktan sonra yerli veya yabancı
da çok iyi veya kötü olabilir ama kilit
sistemleri, kubuz ve namlu çeliği, ahşap aksamı,
işçiliği konusunda seçici olmanızı tavsiye ederim.
Bu konunun ayrıntılarına ileri ki yazılarımda
ayrıca değinmek istiyorum.
Gönlümüz tabi ki paramızın ülkemizde kalması.
Bizler ülkemizle övünüyoruz ve kesinlikle yabancı
malı kompleksi taşı-mıyoruz. Yeter ki aynı
ihtimamı tüm üreticilerde bize göstersin.
Dayanıklılık başlı başına bir tercih sebebidir.
Bunu tayin eden faktörler ise: Malzeme kalitesi,
işçilik, kilit ve çalışma mekanizmasının seçimi (Beretta
veya Winchester kilit gibi.) dayanıklılık, namlu
basınç ve çıkış kontrol testlerinin dünya
standartlarına uygun olarak yapılmasıdır. Bunlar
uygun yapıldığı taktirde silahın cinsi, menşei,
markası ne olursa olsun ömrü uzun olacaktır. Sonuç
olarak örneğin yarı otomatik çifteden dayanıklıdır
gibi bir genelleme doğru değildir.
Silahın ömrünü tayin eden diğer önemli faktörse
kullanım titizliği ve uygun bakımdır. Bu konuda da
müteakip sayılarda ayrıntılı bir yazı
hazırlayacağım. Gelelim en önemli konuya:
Lütfen silah alacaksanız yada silah sahibi olupta
bugüne dek öğrenme inceliği göstermediyseniz;
Önce silahın emniyetli bir şekilde nasıl
taşınacağını avlakta emniyet kuralları ve diğer
avcıya saygı kültürünü benimseyin, öğrenin ve
çevrenize aşılayın.
Bir bıldırcın için insan vuran, avlağa girdiği
anda herkesi kaçıran ve bunu marifet sayan eli
silahlı magandalardan biri olacaksanız.
|